Son Mektup

Senden mektup aldım dün akşamüstü

Postacı kapının altından atmış

Ellerin titremiş yazından belli

Bu bana yazdığın son mektubunmuş



Geçen günlerimiz hep hatırımda

Acılar zamanla unutulurmuş

Özür dilemişsin son satırında

Bu bana yazdığın son mektubunmuş



Benden ayrılmaya karar vermişsin

Bütün resimleri gönder demişsin

Seni sevdiğimi düşünmemişsin

Bu bana yazdığın son mektubunmuş



Mor Salkımlı Sokak Fatih Kısaparmak

Seni düşündüm yine bu akşam üstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
O çok sevdiğim yağmurlar bile sustu

Seni düşündüm de çıldırdım yine
Kahrettim seni benden çalan geceye
Seni sordum yastığıma, seni sordum boş odama
Hesap sordum yumrukladığım duvara

Mor salkımlı sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim sen gidince anladım
Bu serseri gecelerde, sana ağladım

Bu akşamda sensizliği anılara sarıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiç kimseyi senin kadar sevmemişim
Bir dönsen ;
En güzel yerinde biten bu rüya
Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermezmiyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmazmıyım
Yine şafak söküyor
Uykuları unuttu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum
Ah, bi dönseydin son anda
Şarjörüne hasret sürdüm sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala mor salkımlı o sokakta
Bıraktığın yerdeyim

Ekmeğimi sen bölersen çoğalırdı
Kaçıp sana sığındığım geceler pazarlıksız düşlerimdin
Gelde yine bi kuş dirilsin günlerimizden
Ekmekle tuz olsun yeterki sen ver
Türküler kondurayım dudaklarına
Karımsın, öteki yarımsın ve de
Sevmek kadarımsın

Mor salkımlı sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim sen gidince anladım
Bu serseri gecelerde,sana ağladım

Mavi Gece

Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız
Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece
Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu
Ve gözlerinde farkettim ilk kez
Bütün gecelerin mavi olduğunu

Bir mavi geceydi o
Bütün gecelerden güzel
Bir mavi geceydi o
Benim için ömre bedel

Ve sonra...
Bir gidişin vardı ki
Mutluluğuma inat
Bir gidişin vardı ki
Kırıldı içimde kol kanat

Umutlarımın mavisini alıp gittin
Denizlerimin mavisini çalıp gittin
Masmavi dünyama
Simsiyah bir çivi çakıp gittin...

Gittin,
Ve sen de her yalan gibi bittin

Ne Zaman Ayrılık Saati Gelse

Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir de hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı, belki yarın

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
Içimizdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım

Gözlerin

Baharda bir başka kışta başka

Her saniye her bakışta başka

Gerçekte bambaşka düşte başka

Dalındaki çiçekten taze gözlerin




İnsanın ömrüne ömür katıyor

Bire aldığını bine satıyor

İçinde sanki bir cevher yatıyor

İki fener olmuş yüze gözlerin.




Özenip yaratmış sanki yaradan

Her bakan kurtulur dertten yaradan

Daha beş dakika geçmez aradan

Kendini aratır bana gözlerin.

Gitme Sevgilim

Gözümde yaşlarla bırakıp beni

Elveda diyerek gitme sevgilim

Bir anlık öfkeyle yıkma her şeyi

Kalbine sormadan gitme sevgilim



Ağlatır şarkılar susturamazsın

Zor gelir ayrılık alışamazsın

Canlanır anılar unutamazsın

Kalbine sormadan gitme sevgilim



Mutluluk getirmez vefasız yıllar

Teselli vermez ki baktığın fallar

Gurur dağlarından aşılmaz yollar

Kalbine sormadan gitme sevgilim

Senden Öğrendim Gülüm

Gözlerinden öğrendim ben herşeyi
Siyahın ne güzel renk olduğunu
İlk görüşte aşkın ne olduğunu,
Sevgiyi ve onun büyüklüğünü


Ellerinden öğrendim ben dokunabilmeyi
Bir dokunuşun nasıl iç yaktığını
O anki dünyayı umursamazlığı
Sanki o anın hiç bitmeyecekmişliğini


Saçlarından öğrendim ben neşeyle savrulmayı
Seni bağrıma basmanın mutluluğunu
Kollarına atılıp hiç bırakmamacasına sarılmayı
Teninin kokusunu unutmamayı


Resimlerine bakıp avunmayı,
Sana ancak dualarla ulaşmayı
Sadece rüyalarda görüşmeyi öğrettin be Gülüm
Sen bana acıyı, hüznü öğrettin


Bir de bırakıp gitmeyi öğrendim senden
Sessizce, ardına bakmadan kaçıp gitmeyi
Çaresizlikten ağlamayı öğrendim be Gülüm
Mutluluğu özlemeyi de öğrendim


Ben de sana kaybetmeyi öğreteyim,
Severken ayrılmayı, ayrılırken yıkılmayı
Elvedanın anlamını öğretiyorum sana ben
Elveda çiçeğim, Elveda Gülüm, Elveda.

Beni Koyup Gitme Yaşar

Beni koyup gitme ne olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martilarla bir tutma
Senin kanatlarin yok

Düiersin yorulursun ) x2
Beni koyup gitme ne olursun )

Bir deniz kiyisinda otur
Gemiler sensiz gitsin birak
Herkes gibi yaşasana sen
işine gücüne baksana

Evlenirsin çocuğun olur
Beni koyup gitme ne olursun
Sonun kötüye varacak
Beni koyup gitme ne olursun

Elimi tutuyorlar ayağimi
Yetişemiyorum ardindan
Hevesim olsa param olmuyor
Param olsada hevesim

Yaptiklarini affettim
Beni koyup gitme ne olursun

Seninle gelmeyeceğim yinede ) x2
Beni koyup gitme ne olursun )

Seni Ezbere Aldim Yaşar

Yüreğinin sesinden aikinin sesinden
Sicakcik nefesinle bana bir iarki söyle
Yüreiin nerelerde sesin nerelerde
Aşkimiz dillerde bitemez bitti derler olsun

Aşkin bitsede umudu sürer
Seni ezbere aldim silemezler

Aniyormusun bak bir zamanlar
Seni sevmiitim biliyorsun
Ariyormusun ah o zamanlar
Beni sevmiştin biliyorsun

Yüreğimden geçersin geceleri çoğu zaman
Hayaller konuşmaz bana bir şarki söyle
Yüreğin buralarda sesin nerelerde
Aşkimiz dillerde bitemez bitti derler olsun

Aşkin bitsede umudu sürer
Seni ezbere aldim silemezler

Aniyor musun bak bir zamanlar
Seni sevmiştim biliyorsun
Ariyor musun ah o zamanlar
Beni sevmiştin biliyorsun

Yüreğime yarsin ölümüne varsin
şu kader utansin bittiyse
Ölümüne varsin işte bu farkin
Ve bu son şarkim ikimize

Ve bu şarki senin ve bu şarki benim
Ve bu şarki ikimizin olsun

Yazmam bir daha
Aşkim ben sana
Aşk ladesti
Aklimda

Seni Düşünürüm Ferhat Tunç

Ben bir kaçağim dağlarda
Dolanirim orda burda
Seni düşünürüm yavrum
Her takatsiz kaldiğimda

Kiş olur karlar yağinca
Hüzün birden bastirinca
Baiim darda kalinca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum

Bir mevsim daha girdi hayatima
Kar ve tipilerle kaniyorum yavrum
Çiğliklara çiğ düşen
Karlarin altinda derin iniltilerle
Berf tutmaz demiiti
Bir zaman bir düşümün hevali
içimde kanayan ülkenin
Bombalarla küle dönmüş dağlari

Ey gölgebine siğindiğim
Ulu ulu çinarlar
Ey türkülerime soluk veren
Nazli nazli pinarlar
Ey en büyük iikenceler taniii
Alinlardaki kabartma haritalar
Ey soframdaki küçük kara katiiim
Akdenizde kundaklanan ağaçlari
El verin bana el verin

Kii olur karlar yaiinca
Hüzün birden bastirinca
Baiim darda kalinca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum

Bekle baban gelir bir gün
Gelir de görürsün yavrum
Duvarda resmim asilir
Bakarsin ağlarsin yavrum

Ben artik duramam buralarda
Gördükleri yerde vurur
Vurduklari yere gömerler beni
Alev alev yükselen isyan ateilerini
Kizil küllere çevirir kanin şiddeti
Dinleyin, dinleyin
iite bu gelen uiultular
Sürekli zelzeleler kuiaiinin
Yikim öncesi firtinasidir
Ve yükselen bu dalgalar
Sirtinda kanli tarihin aiir hesaplariyla
Toprağin yekine yekine kalkmasidir
Bu altinda yol alinan
Gözlerden kaymayan yildizlar
Artik yakarmak yerine
Zafer işaretleriyle yükselen ellerin
Kurduğu dost sofralarinda
Kenetlenircesine tutuimasidir